Üniversiteler yaşamın ürettiği temel değerler ve bilgi, Türkiye’nin geleceği açısından temel ilerleme unsurudur. Akademik değerleri aşırı ticarileşmeden korumak,bir dizi net etik ilkeleri belirlemek ile mümkün olacaktır.Üniversite,etik ve entelektüel bir vasıtadır.
Yüksek öğretim kurumlarında ticari faaliyetlerinin artışının baş sorumlusu olarak Veblen, üniversite rektörleri ve etrafındaki bürokratik maliyeti göstermektedir*. Eğer akademide ticarileştirmeye zemin oluşturan bir entelektüel karmaşa varsa bu hedeflere değil araçlara dairdir**.
Kar amaçlı faaliyetleri belirli bir sınırda tutabilmek için bir üniversite amaçlarını yüksek bir nitelik ve tutarlılık ile gerçekleştirmesini sağlayacak değerlerin olduğuna dair net bir duyguya sahip olmalıdır.
Yeni gelirler elde etme fikri akademik dünyanın neoliberal politikalara teslimiyetini ifade eder. Üniversite, ticaretleşmenin aşırılılıklarına direnebilecek bir yargıya büründürülmelidir.
Süreç içinde odamız rektörlüğünüzü 4 kez ziyaret etmiş, üniversite, tıp fakültesi ve piyasalaşma süreci ile görüşmelerimizi paylaşma imkânına kısmen de olsa bulmuştur. Akademik düşünce piyasa şartlarından korunmalıdır. Kar odaklı, kısa vadeli kaygıların güç kazanması yönelik örgütlü bir karşı duruşun gerekliliği ortadadır. Piyasalaşmanın eğitimin niteliği üzerindeki olumsuz etkilerine karşı temel bir koruma oluşturmalıdır.
Odamız 2009 yılı boyunca gerek rektörlüğünüz gerekse Tıp Fakültesi Dekanlığınız ile yaptığı yazışmaları talepleri gözden geçirmiş temel eğiliminizin “sosyal dışlama” “yok sayma” “taraf olma” üzerinden şekillendiğini üzülerek görmüştür.
Tıp Fakültesi Hastanesinde talep ettiğimiz İrtibat Bürosu 3 kez resmi olarak red edilmiştir. Oysa tarafınızdan yeni rektörlük binası hizmete girince böyle bir irtibat bürosunun verileceği sözü tarafımıza verilmiştir.
Rektörlüğünüzün kampus içindeki reklam panolarının kaldırılmasını tekrar talep ediyoruz.
Tıp Eğitiminin inkarı anlamına gelen bir çok kez bildirdiğimiz tıpta uzmanlık dershanelerinin hukuksal karşılığı olamadığını gerçeğine rağmen tıp fakültesinde bu dershanelerin reklamları yapılmış bu dershanelerin ücret karşılığı tanıtım toplantıları düzenlenmiştir. Ayrıca bazı öğretim üyelerinin bu dershanelerde çalışmasına göz yumulmuştur. Temel etik kurallar yok sayılmıştır.
Haziran 2009 da tıp eğitimi paneli için istediğimiz toplantı salonları verilmemiştir.
Tıp öğrencilerinin müzik gösterisi için talep ettiğimiz Kongre merkezi için çok yüksek ücretler istenmiştir. Oysa bu öğrenciler üniversiteniz öğrencileriydi.
Sağlık Bakanlığınca dosyası tamamlanan soruşturma dosyalarında etik ihlaller tarafımıza bildirilmesi gerekirken hiçbir dosya isteğimize rağmen gönderilmemiştir.
5 ve 6 sınıf öğrencilerine yönelik “Uluslararası Sağlık Belgeleri Eğitimi” tıp fakültesi dekanlığınızca uygun görülmemiştir.
Tıp Fakültesi hastanenizde açılan kitap sergileri gibi pazarlama alanlarının kaldırılması düşüncesindeyiz.
14-15 Kasım 2009 da gerçekleştirdiğimiz Samsun 150. yılında Evrim Paneli için Atakum Eğitim Fakültesi kampusünün verilmesi süreci üniversiter yapının ticaretleşmesinin izini sürmek açısından önemli bir gösterge olmuştur.
Asistanlara yönelik çağdaş eğitim modellerinin oluşturulmasını, emek sömürüsünün son bulmasını talep ediyoruz.
Defalarca üyelerimize sağlıktaki hukuksal görüşlerimizi anlatmak için talep ettiğimiz yerler konusunda, toplantı var söylemi ile geçiştirilmesine üniversiter ahlaka uygun bulmuyoruz.
Üniversite mevcut bilginin ve entelektüel standartlarını güçlendirdiği ortamlar olmak zorundadır.2009 yılı sürecinde oda, üniversite, fakülte etkileşimde yukarıda çoğaltılabilecek örneklerde küçük bir kısmının görüldüğü gibi ticaretin ve karşı etkin bir yapılanmaya gidilmesi konusunda yüksek gayret ve bilgeliğinizi bekler, bu konuda bilgilerinize samimiyetle arz ederiz.